KARANTİNA EKONOMİSİ

DÜNYA HAFIZASINI KAYBEDİYOR
19 Nisan 2020
CORONA VİRÜS BELASI
19 Nisan 2020

KARANTİNA EKONOMİSİ

Tam Ekonomik Hasarı Artırır mı?

İktisatçıların yürüttüğü bilimsel araştırmalara göre tam karantinaya geçilmedikçe salgını kontrol altına almak zorlaşıyor. Bu da ekonomide daha fazla küçülme, borç yükü, işsizlik ve eşitsizlik demek. Türkiye’de koronavirüs kaynaklı vaka ve ölüm sayıları ve vaka sayıları arttığı görülmekle birlikte kimi gün ve haftalarda vaka ve ölüm sayılarının değişiklik gösterdiği orana göre düşüşlerin yaşandığı uzmanlar tarafından açıklamalar arasında.  Evde kal çağrı ve sokağa çıkma yasaklarının olduğu şu günlerde virüsün peak yapıp yapmadığı merak konusu… Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, NTV yayınında, “Uzun soluklu karantinanın ekonomiye maliyeti çok daha ağır olurdu. Bunlar keyfi olarak ‘şöyle yapalım’ denilip karara bağlanacak konular değil” dedi. Kalın, altında bilimsel veriler olmadan bu tür önerilerde bulunulduğunu iddia etti.

 

Ancak bilimsel çalışmalar bunun tam tersini söylüyor. Üniversitelerin iktisat bölümlerinin yaptıkları araştırmalara göre tam karantina uygulaması geciktikçe ekonomik maliyet artıyor. İnsan sağlığının her şeyden önce geldiğini vurgulayan iktisatçı Prof. Dr. Taner Berksoy, tam karantinanın ekonomi için de etkili bir araç olduğu görüşünde. DW Türkçe’ye konuşan Berksoy, “Karantina uygulamasının maliyeti yüksek diye bir yaklaşım olamaz. Bu yaşamsal bir sorun” diyor ve ekliyor: “Diğer yandan koronavirüsle mücadelede insan faktörü olarak da ekonomik olarak da en etkili araç karantina. Yurt dışında buna dair pek çok yayın var.

Ekonomik maliyetlerin şu anda göz ardı edilmesi gerektiğini vurgulayan Yeldan, ekonomi üzerinde en az hasarın ise tam karantina ile mümkün olacağını savunuyor. “Sadece iktisadi olarak konuşmak gerekirse salgın ile mücadelede gerekli tedbirlerin alınmaması ve bu salgının zamana yayılmasının çok daha ciddi iktisadi maliyetleri olacağı da kuşkusuz” diyen Yeldan, konuyla ilgili Bilkent Üniversitesi ve ODTÜ’deki akademisyenlerle makroekonomik öngörü çalışmaları yürüttüklerini belirtiyor.

 

Erinç Yeldan, çalışmalarda elde ettikleri sonuçları şöyle anlatıyor: “Çalışmalarımız bize bu salgının uzun süre tedbir alınmadan zamana yayılması halinde Türkiye ekonomisinde 2022-2023’e değin ve ileriki nesillere çok ciddi borç yükü, ekonomik kriz anlamında önemli bir kayıp yaşatacağını gösteriyor. Dahası bu kayıpların Türkiye üzerinde bölgesel olarak, Türkiye deseninin kırılması nedeniyle ağır sonuçları da olabileceğini ve bölgesel eşitsizlikleri çok ciddi anlamda derinleştireceğini gösteriyor. Deniliyor dolayısı ile bir örneklendirme yapacak olursak; A. Malraux’nun sevdiğim bir sözü vardır: ‘Yaşamın pek fazla bir değeri olmasa bile, hiçbir şey de yaşamdan daha değerli değildir.”

Türkiye’deki mevcut uygulamayı insan sağlığının ihmali olarak değerlendiren iktisatçılara göre, bu durum uzun vadede hem üretim hem de işsizlik ve gelir eşitsizliği bakımından ekonomiyi derinden etkileyecek.